Anthropic yayımladığı tehdit raporunda Claude'un seçim manipülasyonu siber saldırı gözetleme ve biyolojik silah geliştirme için kötüye kullanıldığını açıkladı. İstanbul merkezli BBS Bilişim Teknolojileri ile bağlantılı platformun Malezya seçimlerini manipüle ettiği iddia edildi. Raporda Husilerin füze geliştirmede Claude kullandığı da ortaya çıktı.

Anthropic Raporu Ortaya Çıkardı Yapay Zeka Seçim Manipülasyonundan Biyolojik Silaha Kadar Kötüye Kullanıldı

Yapay zeka dünyasının önde gelen şirketlerinden Anthropic, Aralık 2025 ile Ağustos 2026 arasındaki dönemi kapsayan çarpıcı bir tehdit istihbaratı raporu yayımladı. Şirketin Claude adlı yapay zeka modelinin; seçim manipülasyonu, siber saldırılar, gözetleme, propaganda ve biyolojik silah geliştirmeye hizmet edebilecek araştırmalar için kötüye kullanıldığı vakalar tek tek belgelendi. Raporda ayrıca İstanbul merkezli bir Türk şirketinin Malezya'daki seçimleri manipüle etmek amacıyla yapay zeka destekli bir etki operasyonu yürüttüğü iddiası da yer aldı.

Türkiye Bağlantılı Etki Operasyonu Malezya Seçimlerini Hedef Aldı

Anthropic'in raporunda yer alan en dikkat çekici vakalardan biri, Malezya siyasetini hedef alan bir etki operasyonuna ilişkin oldu. Rapora göre İstanbul merkezli BBS Bilişim Teknolojileri ile bağlantılı olduğu belirlenen bir platform, Claude modellerini kullanarak ticari bir "seçim manipülasyonu" hizmeti işletiyordu. Şirketin kendi belgelerinde bu sistemin "askeri düzeyde, yapay zeka destekli, gerçek zamanlı siyasi operasyon ekosistemi" olarak tanımlandığı belirtildi.

Operasyonun boyutları son derece geniş kapsamlıydı. Platform, Malezya'nın 222 parlamento seçim bölgesinin tamamını kapsayacak şekilde milyonlarca seçmen kaydını kullanarak seçmen profillemesi yaptı. Hedefleme özellikle etnik köken, din ve monarşi gibi ülkedeki hassas toplumsal fay hatları üzerinden gerçekleştirildi.

Sistemin teknik altyapısı da oldukça sofistikeydi. 1.000'den fazla sahte X hesabı yönetiliyor, bu hesaplar gerçek kullanıcı gibi görünmeleri için "ısıtılıyor" ve platformların tespit sistemlerinden kaçınmak amacıyla IP adresleri ile çerezleri düzenli olarak yenileniyordu. Operatörlerin hedef hesaplara ne kadar yapay görüntülenme göndereceğini belirleyebildiği bir kontrol paneli bulunuyordu. Raporda, görevdeki Malezya Başbakanı'nın hesabına 1 milyon yapay görüntülenme sağlanmasına yönelik bir talebin tespit edildiği belirtildi.

Operasyon yalnızca sosyal medya hesaplarıyla sınırlı değildi. "Malaysia Pulse" adlı sahte bir haber sitesi kurulmuş, burada gerçek Malezya medyasındaki haberler yapay zeka aracılığıyla yeniden yazılıyor ve uydurma yazar isimleriyle yayımlanıyordu. Ayrıca Rusya ve Çin bağlantılı devlet medyası kuruluşlarından alınan içeriklerin kaynak bilgileri çıkarılarak bağımsız Malezya haberi görünümünde yeniden yayımlandığı tespit edildi. Daha da ciddi bir iddia olarak, bir Malezyalı muhalefet siyasetçisi ile sivil toplum kuruluşları hakkında asılsız suçlamalar içeren sahte istihbarat dosyaları oluşturulduğu belirtildi.

Anthropic, Claude'un bazı aşamalarda talepleri reddettiğini, özellikle bir belgenin siyasi karalama amacı taşıdığını tespit ederek işlem yapmadığını açıkladı. Ancak kullanıcıların ifadeleri değiştirerek sistemi aynı hedef doğrultusunda kullanmaya devam etmeye çalıştığı da raporda yer aldı.

Sadece Biyolojik Silahlar Değil Silah Sistemleri de Geliştirildi

Anthropic'in raporu, yapay zekanın yalnızca seçim manipülasyonu için değil, konvansiyonel silah sistemleri geliştirmek amacıyla da kötüye kullanıldığını ortaya koydu. Rapordaki en çarpıcı vakalardan biri, Yemen'in kuzeyinde faaliyet gösterdiği belirtilen ve İran destekli Husilerle bağlantılı olduğu değerlendirilen bir örgütle ilgiliydi.

Bu örgütün üç ayrı silah programı üzerinde çalıştığı tespit edildi. Bunlardan ilki, son yaklaşma aşamasında hedefe yönelme kabiliyetine sahip güdümlü bir roket; ikincisi, menzili 2 bin kilometrenin üzerinde çok aşamalı bir balistik füze programı; üçüncüsü ise "R2000" adı verilen ve hipersonik süzülme aracı varyantını da içeren bir füze ailesiydi. Örgütün, insan yazılım mühendislerinin yerine Claude Code'u kullanarak uçan araçların yönlendirilmesini ve dengede tutulmasını sağlayan güdüm, seyrüsefer ve kontrol yazılımları geliştirdiği belirtildi.

Anthropic, güvenlik sistemlerinin taleplerin önemli bir bölümünü engellediğini ancak tüm taleplerin durdurulamadığını kabul etti. Aktörlerin gerçek amaçlarını ve yazılımın hangi ürünlerde kullanılacağını gizlediği, ayrıca çalışmayı farklı oturumlara bölerek herhangi bir oturumda projenin tamamının görülmesini önlemeye çalıştığı ifade edildi. Şirket, örgütün operasyonel bir silah geliştirmeyi başarıp başaramadığına ilişkin kanıt bulunmadığını vurguladı ancak aktörlerin güdümlü bir roketi gerçek ortamda test ederek ateşlediğine dair kanıt bulunduğunu da açıkladı.

Raporda Çin bağlantılı olduğu değerlendirilen bir başka aktörün ise torpidolara karşı kullanılacak bir silah sistemi üzerinde çalıştığı belirtildi. Bu aktörün Claude'u kullanarak "anti-torpido atış kontrol sistemi" için Çince teknik şartname hazırlattığı, 200 sayfadan uzun bir teknik teklif ve yönetici sunumu oluşturduğu tespit edildi. Anthropic, aktörün kendisini ABD savunma sektöründe faaliyet gösteren bir şirket gibi tanıttığını ancak aslında Çin Halk Kurtuluş Ordusu Donanması için silah şartnamesi ve tedarik teklifi hazırlamaya çalışan bir üreticiyle bağlantılı olduğunu değerlendiriyor.

Biyolojik Silah Geliştirme Girişimleri Engellendi

Raporun en endişe verici bölümlerinden biri, biyolojik silah geliştirmeye hizmet edebilecek araştırmalar için yapay zekanın kötüye kullanılmasına ilişkin vakaları içeriyordu. Anthropic, bazı bilim insanlarının Claude'u tehlikeli patojenleri daha zararlı hale getirebilecek çalışmalarda kullanma girişimlerini engellediğini açıkladı.

Rapordaki örneklerden birinde, Mayıs ayında bir bilim insanının Claude'dan chikungunya virüsü üzerinde araştırma yapmak için hibe başvurusu hazırlamasına yardım etmesini istediği belirtildi. Söz konusu araştırma, virüsün bulaşıcılığını ve bağışıklık sisteminden kaçma yeteneğini artırmaya yönelikti. Bu tür çalışmalar, bir organizmanın genetik özelliklerini değiştirerek yeni ya da daha güçlü biyolojik özellikler kazandırmayı amaçlayan "işlev kazanımı" araştırmaları kapsamındaydı. Anthropic, bu tür araştırmaların daha iyi aşılar ve tedaviler geliştirilmesine katkı sağlayabileceğini ancak hastalık etkenini daha tehlikeli hale getirmek için de kullanılabileceğini belirtti.

Vakayı daha da dikkat çekici hale getiren ayrıntı, araştırmanın bir askeri araştırma kuruluşuyla bağlantılı olmasıydı. Anthropic Tehdit İstihbaratı Başkanı Jacob Klein, virüsün biyolojik silaha dönüştürülmesinin amaçlanıp amaçlanmadığının bilinmediğini ancak askeri bir kurumda yürütülen bu tür çalışmaların kaygı verici olduğunu söyledi.

Başka bir vakada ise bir araştırmacının Claude'dan zehirlerde bulunan toksin peptitlerinin atlasını oluşturmak için yararlandığı, ancak çalışmanın bununla sınırlı kalmadığı belirlendi. Araştırmacının aynı zamanda toksinlerin özelliklerini geliştirmeye yönelik üretken bir süreç tasarladığı da tespit edildi.

Anthropic, eski modellerinin tehlikeli biyolojik araştırmalara anlamlı ölçüde yardımcı olamadığını belirterek, bu nedenle eski modellerdeki önlemlerin ağırlıklı olarak deneyimsiz kullanıcıların bilinen biyolojik silahları yeniden üretmesine yardımcı olabilecek içeriklere erişimi engellemeye odaklandığını açıkladı. Ancak şirket, karmaşık bilimsel araştırmalara destek verebilen yeni modeller için aynı güvenceyi veremediğini kabul etti.

Gözetleme ve Propaganda Vakaları Altı Kıtaya Yayıldı

Türkiye bağlantılı Malezya vakası, rapordaki dokuz ayrı siyasi etki operasyonundan yalnızca biriydi. Anthropic, incelediği operasyonların Rusya, İran ve Türkiye'nin yanı sıra Körfez ülkeleri, Güney Asya, Afrika ve Avrupa kaynaklı aktörlerden geldiğini belirtti.

Raporda ayrıca Çin ve İran hükümetleriyle bağlantılı olduğundan şüphelenilen aktörlerin muhalifleri ve diaspora topluluklarını gözetlemek için yapay zeka kullandığı belirtildi. Rus devlet medyasının ise Claude'u bağımsız haber kuruluşları tarafından hazırlanmış gibi gösterilen çevrim içi propaganda içerikleri üretmek için kullandığı ve Moldova'daki seçimlerle ilgili asılsız iddialar ürettiği aktarıldı.

Anthropic, bu tür faaliyetlerde sıradan insanlara aitmiş gibi görünen sosyal medya hesaplarının aynı siyasi görüşü destekleyen içerikler yaymak için kullanıldığını belirtti. Şirket, sosyal medya platformlarının genellikle paylaşımlar dolaşıma girdikten sonra tespit edebildiği operasyonları, Claude üzerinden henüz hazırlık aşamasındayken görebildiğini ifade etti.

İstifa Depremi ve Güvenlik Tartışmaları

Anthropic'in raporu, şirket araştırmacısı Jacob Coxon'ın güvenlik kaygıları nedeniyle istifa edeceğini açıklamasından iki gün sonra yayımlandı. Coxon, Anthropic ve rakibi OpenAI'ın "kendi kendini geliştirebilen süper zekaya doğru yarıştığını ve hayatlarımızla kumar oynadığını" savunmuştu. Bazı meslektaşlarının artık yapay zekanın on yılın sonuna kadar insan yaşamını tehdit edebileceğine inandığını belirtmişti.

Coxon, istifasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "En agresif senaryolara doğru ilerliyoruz. Gelecek yılın sonunda işler çoktan kontrolden çıkmış olabilir" ifadelerini kullandı. Yapay zeka modellerinin kendi yeteneklerini geliştirmeye başlaması durumunda, sistemlerin insanların verdiği komutları reddedebilecek kadar ilerleyebileceği endişesini dile getirdi.

Anthropic'in önde gelen bilim insanlarından Evan Hubinger de Coxon'ın endişelerine destek vererek çarpıcı bir değerlendirmede bulundu: "Yapay zekanın tüm insanları öldürebileceğine gerçekten inanıyoruz. Ben şahsen bunun önümüzdeki 10 yıl içinde gerçekleşme ihtimalinin yüzde 10'dan fazla olduğunu düşünüyorum".

Cornell Üniversitesi Bilgisayar Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi John Thickstun ise Anthropic ve OpenAI gibi şirketlerden güvenli ve tehlikeli davranışları ayırmalarının beklenmesinin sorunlu bir konum yarattığını söyledi. Thickstun, şirketlerin demokratik denetim ya da kamusal müzakere olmadan toplumun tamamını ilgilendiren değer yargılarında bulunmak durumunda kaldığını belirtti.

Anthropic ise tespit ettiği kötüye kullanım faaliyetlerini engellediğini, bu vakalardan elde ettiği bilgilerle güvenlik önlemlerini güçlendirdiğini ve yetkililerle sektör ortaklarına bilgi aktardığını açıkladı. Şirket, hükümetlere ve diğer yapay zeka geliştiricilerine benzer kötüye kullanımları tespit etme ve önleme çağrısında bulundu.